Bölüm 1
deneme1
Gece saat 02:17.
Efe bilgisayar ekranına boş boş bakıyordu.
Odasında sadece fanın uğultusu ve ara sıra gelen telefon titreşimleri vardı.
Ama bu seferki farklıydı.
Telefonu eline aldı.
Ekranda numarasız bir mesaj duruyordu:
“Sakın kapıyı açma.”
Efe kaşlarını çattı.
“Yine saçma bir spam...” diye mırıldandı.
Tam telefonu bırakacakken ikinci mesaj geldi:
“Ciddiyim. Şu an kapının önünde olan şey insan değil.”
Efe’nin içinden bir ürperti geçti.
Yavaşça başını kaldırıp kapıya baktı.
Koridordan sızan loş ışık kapının altından odaya ince bir çizgi gibi giriyordu.
Ve o anda…
kapının altından geçen bir gölge gördü.
Ama sorun şuydu:
Efe evde yalnızdı.
Kalbi hızlanmaya başladı.
Telefon yine titredi.
“Işığı kapatma. O zaman seni fark eder.”
Efe nefesini tuttu.
Kapının diğer tarafından…
yavaş yavaş tıklama sesi gelmeye başladı.
tık… tık… tık…
Sanki bir şey…
kapının yerini ölçüyordu.
Efe geri çekildi.
Ama o sırada telefonu bir kez daha titreşti.
Bu sefer gelen mesaj…
Efe’nin kanını dondurdu:
“Yanlış odaya baktın.”
Efe dondu kaldı.
Çünkü mesajın geldiği anda…
dolabın kapağı yavaşça aralandı.
Ve içeriden…
iki tane göz parladı. Efe'nin nefesi boğazında düğümlendi. O gözler... insan gözlerine benzemiyordu. Çok büyük, çok parlak ve hiç kırpışmıyorlardı. Sadece ona bakıyordu. Hareketsiz, sessiz. Telefon yine titredi ama Efe bakmaya cesaret edemedi. Gözlerini o parlayan çiftten ayıramıyordu. Dolabın kapağı milim milim açılmaya devam ediyordu ve içeriden hafif bir hışırtı geliyordu. Sanki bir şey... sürünüyordu. Efe'nin eli titreye titreye telefona uzandı. Ekranda yazan son mesaj: "Nefesini tutma. O kokunla seni buluyor." Ama artık çok geçti. Çünkü dolabın içindeki şey... yavaşça dışarı çıkmaya başlamıştı.
← → tuşları veya kaydırarak sayfa çevir